Dijital dünyada var olmaya karar verdiniz. Belki yeni bir girişimsiniz, belki de yılların firmasısınız ama web siteniz artık "nostaljik" duruyor. Bir web tasarım ajansı veya freelance bir uzmanla masaya oturacaksınız. Genellikle süreç şöyle işler: Fiyat sorulur, pazarlık yapılır, "Hayırlı olsun" denir ve iş başlar.
Ancak aylar sonra telefonlar açılmamaya, site sürekli hata vermeye veya Google’da isminiz bile çıkmamaya başladığında, o ilk toplantıda sorulmayan soruların ağırlığı hissedilir.
Bir dijital proje yöneticisi olarak yüzlerce projede gördüğüm en büyük sorun teknik yetersizlik değil, iletişim eksikliği ve belirsizliktir. Paranızı ve en önemlisi zamanınızı çöpe atmamak için, el sıkışmadan önce müstakbel iş ortağınıza sormanız gereken 10 hayat kurtarıcı soruyu derledim.
1. "Domain (Alan Adı) ve Hosting (Barındırma) Kimin Adına Kayıtlı Olacak?"
Bu, listenin tartışmasız en önemli maddesidir. Çoğu ajans, müşteriye kolaylık olsun diye domaini kendi panellerinden alır. Ancak ajansla aranız bozulduğunda veya ajans kapandığında, markanızın internetteki kimliği (domain) rehin kalabilir.
Doğru Cevap: "Domain kesinlikle sizin veya şirketinizin adına tescil edilecek, tüm yönetim paneli şifreleri size teslim edilecek." Eğer "Biz yönetiyoruz, size gerek yok" derlerse, o masadan kalkın. Evin tapusu sizin üzerinize değilse, ev sahibi siz değilsinizdir.
2. "Web Sitesini Hangi Altyapı ile Hazırlayacaksınız?" (Özel Yazılım mı, Hazır Sistem mi?)
Siteniz WordPress gibi dünyaca ünlü bir CMS (İçerik Yönetim Sistemi) ile mi yapılacak, yoksa ajansın kendi yazdığı "özel" bir panelle mi?
Neden Önemli? Özel yazılımlar kulağa havalı gelse de, sizi o ajansa "ebediyen" bağımlı kılar. Ajansla çalışmayı bıraktığınızda sitenizi başka bir yazılımcının devralması ve güncellemesi imkansıza yakındır. WordPress gibi evrensel sistemlerde ise dünyanın her yerinden destek alabilirsiniz. Tavsiye: Eğer çok spesifik bir projeniz (özel bir CRM entegrasyonu vb.) yoksa, evrensel ve taşınabilir altyapıları tercih edin.
3. "Site Tasarımı %100 Mobil Uyumlu (Responsive) Olacak mı?"
2026'ya yaklaşırken bu soru komik gelebilir ama hala sadece masaüstünde güzel görünen siteler yapılıyor. Sormakla yetinmeyin; referanslarından birini telefonunuzdan açın. Menüler kolay tıklanıyor mu? Yazılar okunuyor mu? Telefon numarasına basınca arama yapıyor mu? Google artık "Mobile-First Indexing" (Önce Mobil İndeksleme) kullanıyor. Mobilde kötü olan bir sitenin Google’da yükselme şansı sıfırdır.
4. "Web Sitesi Temel SEO Ayarları Yapılmış Olarak mı Teslim Edilecek?"
"SEO uyumlu" kelimesi sektörün en çok suistimal edilen terimidir. Ajansa şunu sorun: "SEO uyumluluğundan kastınız nedir?"
Beklenen Cevaplar:
Site hızı optimizasyonu (Core Web Vitals),
Görsellerin sıkıştırılması,
Meta başlık ve açıklamalarının (Title/Description) girilmesi,
Hiyerarşik etiket (H1, H2, H3) kullanımı,
Sitemap.xml ve Robots.txt dosyalarının oluşturulması. "Biz kodu temiz yazıyoruz, o zaten SEO'dur" cevabı yeterli değildir.
5. "İçerikleri ve Görselleri Kim Temin Edecek?"
Projelerin %90’ının gecikme sebebi budur. Ajans tasarımı bitirir ama "Hakkımızda" yazısı yoktur. Ajans "Siz vereceksiniz" der, siz "Ajans sizsiniz, siz yazın" dersiniz. Anlaşma aşamasında netleştirin: Profesyonel metin yazarlığı ve fotoğraf çekimi hizmete dahil mi? Değilse, içerikleri ne zaman teslim etmelisiniz? Stok fotoğraf kullanılacaksa lisans ücretleri kime ait?
6. "Proje Sonrası Teknik Destek ve Bakım Süreci Nasıl İşleyecek?"
Web sitesi yaşayan bir organizmadır. Güncellenmesi gerekir, bazen sunucu sorunları olur, bazen de saldırı alır. Site bittikten 3 ay sonra bir sorun çıktığında kimi arayacaksınız?
Yıllık bakım anlaşması var mı?
Güncellemeler ücretli mi?
Acil durumlarda ulaşabileceğim bir destek hattı var mı? "Bize her zaman ulaşabilirsiniz" samimi bir cevap değildir; bunu yazılı bir "Hizmet Seviyesi Anlaşması" (SLA) ile netleştirmelisiniz.
7. "Site Hızı ve Güvenliği (SSL) Konusunda Garantiniz Var mı?"
Yavaş açılan bir site (3 saniyeden fazla), müşteriyi kaçırır. Sunucularının nerede olduğunu (Türkiye lokasyon olması hız için avantajdır) ve kullandıkları önbellekleme (cache) teknolojilerini sorun. Ayrıca, tarayıcıda "Güvenli Değil" uyarısı çıkmaması için SSL sertifikasının fiyata dahil olup olmadığını mutlaka teyit edin.
8. "Yıllık Yenileme Ücretleri (Sabit Giderler) Ne Kadar Olacak?"
Web sitesi yaptırmak, araba almak gibidir; sadece alırken değil, kullanırken de masrafı vardır.
Domain yenileme ücreti,
Hosting (Sunucu) yıllık ücreti,
(Varsa) Kullanılan lisanslı eklentilerin yıllık ücretleri. Sürpriz faturalarla karşılaşmamak için, gelecek yıl bugün ödemeniz gereken tahmini rakamı şimdiden öğrenin.
9. "Yönetim Panelini Kullanmayı Bize Öğretecek misiniz?"
Sitedeki bir telefon numarasını değiştirmek veya yeni bir blog yazısı eklemek için her seferinde ajansa mail atıp fatura beklemek istemezsiniz. Kullanıcı dostu bir yönetim paneli (Admin Panel) istiyor musunuz? Teslimat sırasında size veya ekibinize bu panelin kullanımıyla ilgili bir eğitim videosu veya toplantısı yapılacak mı? Bu, kendi göbeğinizi kendiniz kesebilmeniz için şarttır.
10. "Referanslarınızla Görüşebilir miyim?"
Ajansın web sitesindeki logolara bakmakla yetinmeyin. "Bana sektörümden veya yakın zamanda bitirdiğiniz 2 projenin sahibinin iletişim bilgilerini verebilir misiniz?" deyin. Gerçek bir müşteriyle yapacağınız 2 dakikalık görüşme, ajansın iş ahlakı, teslimat süresine sadakati ve iletişim dili hakkında size, onların anlattıklarından çok daha fazlasını söyleyecektir. Kendine güvenen bir ajans, mutlu müşterileriyle sizi gururla görüştürür.
Sonuç: Bilinçli Müşteri, Kaliteli İş
Bu soruları sormak sizi "zor müşteri" yapmaz; ne istediğini bilen, parasına ve markasına değer veren "bilinçli müşteri" yapar. Profesyonel bir ajans veya uzman, bu sorular karşısında terlemez; aksine, ne istediğini bilen biriyle çalışacağı için memnun olur.
Unutmayın, web sitesi bir masraf kalemi değil, 7/24 açık şubenizdir. Temelini sağlam atın.